Doğum Koçluğu Nedir ?

Yurtdışında doula olarak bilinen kavram Türkçe’ye bir şekilde doğum koçu olarak çevrildi ve yavaş yavaş tanınmaya başladı.  ‘Doula’ eski Yunanca’da ‘hizmet eden kadın’ anlamına geliyor. Aslında bu kavramdan yola çıkacak olursak “doğum koçluğu” tam olarak da “doğum destekçisi” demek. Kulağa bu daha hoş geliyor ve doğru tanımı bu olsada, Türkiye’ de bilindiği gibi ağıza yerleşen bir şeyi değiştirmek çok zor. İnsanlara doğum destekçisiyim demektense, doğum koçuyum demek kendini daha kolay anlatabilmek demek böylece. Ve bu sefer asıl enerjinizi kendizi anlatmaya değil işinize odaklıyorsunuz. Böylece harika bir destek ortaya koyuyorsunuz.

Doğum destekçiliğini daha iyi ifade edebilecek olursam, dünyaca ünlü ebe, Farm’ın kurucusu ve doğumda omuz takılması için manevra geliştirip tıp tarihinde bu manevraya “gaskin manevrası” adı verilerek kendi adı ile anılması sağlanmış, tıp oteritelerince kabul gören İna May Gaskin’in sözü aklıma geliyor; “Eğer bir kadın doğumunda tanrıça gibi görünmüyorsa, etrafındakilerden yeterince destek görmüyor demektir.” Evet kadın doğumda yeterince destek alırsa, doğumunu güzel hatırlar. Ve buda bebeğine evrene geçiş anında iyi bir deneyim kazandırır.

Peki nedir bu doğum destekçisinin görevi? Ne yapar? Ne yapmaz?

Bir kere kadını sezeryandan korkutmak, ürkütmek, gerektiğinde acil olarak yapılması gereken müdehalelere karşı onu reddetmesi için kışkırtmak değildir. Maalesef bu konuda eğitim almış. Türkiyede çok az sayıda gerçek doğum destekçici vardır ve herkes (eğitim almamış) doğum destekçiliği yapmaktadır. Bu nedenle toplumda yanlış bir algı oluşturulmuştur. Ama inanıyorum ki, yapılan bilinç çalışmaları ile bu ön yargılar kırılmaya başlanmıştır. Ve artık doğum destekçiliğine ilgi artmaya başlamıştır. Doğum destekçisinin en temel görevi doğum yapan kadının ihtiyaç duyduğu mahremiyet alanını sağlamaktır. Kadının temel gerensinimlerini desteklemek, ilaç dışı bütün ağrı giderici yöntemler ile ilgili bilgi deneyim sahibi olmak ve bunu uygulayabilmektir. Doğumda sürekli destek veren, “ Evet her şey yolunda. Bak iyi gidiyorsun. Biraz daha sabır. Başaracaksın. Harikasın. Çok iyi gidiyorsun.” Mesajlarını sesli değil, bakışları ve dokunuşları ile verebilir.

Doğum destekçisi eşinizde olabilir, belki çok sevdiğiniz bir arkadaşınızda. Ama onlar size acıyan gözlerle baktığı anda her şey biter. Büyü bir anda bolzulur. “Ya çok zormuş. Olmuyor galiba, yapamıyorum…” diye iç sesinizi coştururlar. Unutmayın doğumda kurtarıcı rolden kaçınmak gerekir. Doğum bir kurtuluş değil, coşku ile kavuşma anıdır. O yüzden bu konuda profesyonel bir destek almak çok önemlidir. Profesyonel destekçi kendi duygularını, yargılarını asla sizin doğumunuza katmaz. Sizin duygularınızı her zaman anlar ve kontrol etmenize yardımcı olacak bir çok teknik bilirler. Sakin ve sabırlıdırlar. Profesyonel doğum destekçisi elbetteki eğitimli olmalıdır.  Ama bütün bunlardan belki de daha önemlisi doğum destekçisinin nasıl birisi olduğudur  Dr. Michel Odent’in dediği gibi ‘Eğitimle doğum destekçisi olunmaz, doğum destekçisi sadece olunur. “Siz “yapamıyorum, olmuyor galiba.” Dediğiniz anda birden bire “harika hissediyorum, iyi gidiyorum, bedenime kendime güveniyorum” diye duygunuzun kökten değiştiğini farkedebilirsiniz.

DONA International (Kuzey Amerika Doula Birliği) kurucularından Marshall Klaus, John Kennell & Phyllis Klaus ve 2012 yılında The Cochrane Library tarafından yayınlanan Hodnett ED, Gates S, Hofmeyr GJ, Sakala C araştırmalarından alınmıştır. 16 ülkede, 15.000 kadın üzerinde yapılan farklı bazlarda 23’ten fazla test çalışması sonucuna göre, doğumda destek alan kadınlarda;

  • Sezeryan oranında %50 düşüş
  • Güven ve sükunet ortamı sağlandığında, doulalar sayesinde gebeler daha çok mutlu olup, daha kısa doğum dalgası yaşıyorlar.
  • Bu da doğumun süresini etkiliyor ve doğumlar daha kısa sürüyor.
  • %25 daha kısa doğum dalgaları.
  • Vakum ve epizyotomi kullanımında düşüş, forseps kullanımında %40 azalma.
  • 5 dakika içindeki Apgar değerlerinde iyileşme.
  • Doğum öncesi ve süresinde rahatlayan gebelerin ağrı kesiciye ihtiyaçları azalıyor.
  • Epidural taleplerinde %60, Pitocin (suni sancı) kullanımında %40, ağrı kesici kullanımında %30 düşüş.
  • Doğumda rahatlayan gebeler, bebekleriyle çok daha rahat iletişim kuruyorlar. Bebekler daha sağlıklı ve kolayca emiyorlar. Üstelik aynı araştırma sonucuna göre doğumda doula tercih eden annelerin 2 ay sonrasında bebekleriyle kullanmayanlara oranla çok daha iyi iletişim kurdukları tespit edilmiş.