EL AYAK AĞIZ ve HERPANGİNA HASTALIĞI

HERPANGİNA VE EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI

Herpangina (sadece ağız içi) ve El-ayak-ağız hastalığı adından da anlaşılacağı üzere el, ayak ve ağızda su çiçeğine benzer veziküler (içi sıvı dolu) lezyonlarla seyreden, sıklıkla ateşin de eşlik ettiği bulaşıcı viral kökenli bir hastalıktır. Mevsimsel salgınlar yaptığı bilinen bu hastalığın görülme sıklığında bir artış olması nedeniyle hastalık hakkında bilgilendirme yapmayı amaçladım.

Herpanjina; Enterovirüs ailesi (Coxsaki virus A10, Coxsaki virus A16 ve Enterovirus 71) denilen özel bir virüs ailesinden kaynaklanan bulaşıcı bir enfeksiyondur. Önce ağız arkasında küçük kırmızı noktalar olur. Ardından bu noktaların içi sıvı dolar. Daha sonra bu sıvı dolu veziküller patlar ve 2-4 mm genişliğinde küçük ülser veya yaralara dönüşür. Bunlar çok acı verici olabilir ve çocuğun beslenmesini etkileyebilir.

El Ayak Ağız Hastalığı; Herpanjinaya neden olan aynı virus bazen ellerde, ayaklarda, bez bölgesinde, ağız çevresinde daha yaygın olmak üzere vücutta benzer veziküler döküntülere neden olabilir.

Her iki hastalıkta genelde yazın ve sonbaharda salgınlar yapar, 2-10 yaş arası çocuklarda görülür ve kuluçka süresi 2-7 gündür. Anne sütü ile beslenen bebeklerde anneden geçen antikorlar sayesinde 1 yaş altında daha nadir görülür. Döküntüler başladıktan sonra 1 hafta süresince bulaştırıcılık oranı çok yüksektir. Septomlar geriledikten sonra da etken olan virüsler haftalarca vücutta bulunmaya devam edebilmektedir. Bir kaç hafta boyunca hastalığı yayabilir. Hastalık nazal (burun) veya oral (ağız içi) sekresyonlar, fekal materyal ve damlacık yolu ile yayılım gösteren viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hapşırık öksürük gibi salgılarla çevreye bulaşacağı gibi, yüzeylerde de uzun süre hayatta kalabilir ve tezgahlar, oyuncaklar gibi nesnelerle temasla başka çocuklara bulaşabilir. Yayılmayı önlemek için, enfekte kişilerle temasın en aza indirilmesi, temas ettiği eşyaların dezenfekte edilmesi, havuza gidiyorsa havuz suyunun klorlanması, veziküllerin asla patlatılmamasına özen gösterilmeli, ebeveynlerin çocuğun burnunu sildikten sonra, bez değiştikten sonra, tuvaleti kullandıktan sonra, yemek hazırlamadan önce mutlaka ellerini yıkamalarına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Gebeler özellikle ilk üç ayında hastalığa yakalandığında, bebeklerde düşüklere veya gelişme geriliğine neden olma riski oldukça fazladır. Bu nedenle el, ayak ve ağız hastalığı tanısı konulan kişilerin gebelerden uzak durması, onlarla yakın temastan kaçınması gerekmektedir.

El ayak ağız hastalığının özellikle Enterovirus 71 ile oluşan enfeksiyonlarını takiben nadiren de olsa santral sinir sistemi enfeksiyonları (ensefalit, aseptik menenjit, akut paralizi), kalp kası hastalığı (miyokardit), akciğerlerde su toplanması veya akciğer kanaması gibi ölümcül komplikasyonları olup bu nedenle aşı çalışmaları bu etkene yönelik yapılmaktadır. Ancak henüz etkili bir aşı bulunamamıştır.

Bu virusun aşısı veya özel bir tedavisi olmayıp 7-10 gün içerisinde kendiliğinden düzelir. Temel tedavi destek tedavisidir. Ateş ve ağrı için paracetamol veya ibuprofen etken maddeli şuruplar verilebilir. Dehidratasyonu (beslenme bozukluğuna bağlı vücudun susuz kalması) önlemek için hastaya sık sık az miktarda sıvı verilmelidir. Soğuk yiyecekler, dondurma, elma püresi gibi yumuşak gıdalar yatıştırıcıdır, yarayı tahriş etmez beslenmeye iyi gelir. Turunçgiller, tuzlu ve baharatlı gıdalar ağız içinde daha fazla tahriş yaparak huzursuzluğu artırır, beslenmeyi bozabilir.

Hastalık iyileşme sürecine girdiğinde cilt derisinde soyulma veya onikomadezis (proksimal tırnak plağının tırnak matriksinden ve tırnak yatağından ayrılması) denilen tırnak plağında ayrılma gibi durumlar görülebilmektedir.

Hasta asemptomatik olduktan (iyileştikten) sonra farklı bir enterovirus serotipiyle tekrar enfekte olabilmektedir, yani aynı hastalığa tekrar tekrar yakalanma riski vardır.

Çocuk Doktoru

Sevil Öztürk

Bir Cevap Yazın