AĞLAYAN BEBEKLER VE İNFANTİL KOLİK

Anne karnında geçen yaklaşık 40 haftalık süre sona erdi ve beklediğiniz mutlu sonla bebeğinize kavuştunuz. Birbirinize tam alışmaya başlamıştınız ki yeni bir sorunla ortaya çıkmış ve bebeğinizi rahatsız eden sebepsiz ağlamalar ve uykusuzluğa neden olan gaz sancıları ile tekrar ne yapacağınızı bilemediğiniz bir döneme girmiş olabilirsiniz.

Öncelikle açlık, fiziksel bir yaralanmaya bağlı ağrı, bebeğinizi rahatsız eden sıkı kıyafet yada bez, aşırı sıcak veya soğuk ortam, aşırı uyarılmaya bağlı yorgunluk gibi durumlarında bebeğinizde huzursuzluk ve ağlamaya neden olabileceği düşünülerek bu durumların dışlanması gerekir.

Unutulmaması gereken diğer husus ise annenin beslenmesinin doğrudan bebeği etkilediğidir. Yapılan arastırmalar annenin diyetindeki süt, yumurta, fıstık ve buğday gibi gıdaların anne sütünün bileşimi üzerinden doğrudan bir etkiye sahip olup bebeklerde karın ağrısı, kramp ve diyare gibi sindirim bozukluklarına neden olabildiği gösterilmiştir. Bebeğinizde inek sütü allerjisi varsa tüketeceğiniz süt ve süt ürünleri ya da vereceğiniz inek sütlü formül mamalardaki bileşenlere karşı alerjik reaksiyonlar görülebilir.Özellikle bu bebeklerin ağlaması beslendikten sonra bir saat içinde olur. Beraberinde kusma, kabızlık veya ishal varsa inek sütü protein allerjisinden şüphelenilmelidir. Ayrıca bu şikayetlere egzema, hırıltılı solunum, dışkıda mukus ve kan eşlik ediyora inek sütü protein alerjisi mutlaka hekiminiz tarafından gündeme alınacaktır.

Tüm nedenleri dışlamamıza rağmen huzursuzluk ve ağlama nöbetler halinde inatla devam ediyorsa malesef hem aileleri hem de bebekleri yıpratan bir durum yani infantil kolikle karşı karşıyasınız demektir. İnfantil kolik; barsak gazı ile ilişkisi olmayan, altta yatan bir neden yokken genellikle doğumdan sonra ikinci-üçüncü haftalarda başlarayarak altıncı-sekizinci haftalarda artan ve üçüncü-dördüncü aylarda ise kendiliğinden düzelen, özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde başlayan sebebsiz ağlamalara denmektedir. İlk defa 1954 yılında bir arastırma ekibi bu duruma üçler kuralı diyerek sebebsiz ağlamaları sınıflandırmış ve 3 haftadan uzun, haftada en az 3 gün, günde 3 saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbetlerini infantil kolik olarak adlandırmıştır. Yapılan araştırmalar kız ve erkek bebek arasında, zamanında veya erken doğan bebek arasında yada emzirme yada biberonla beslenme arasında belirgin bir fark bulamamıştır. İnfantil kolikte ağlamanın başlangıç ve bitiş saati kestirilebilir. Bebek uyurken yada beslenirken aniden telaşlı acı çeken bir bir yüz ifadesi ile normal ağlamadan daha yüksek perdeli daha yoğun çığlık atar gibi görünebilir. Ama üzülmeyin bu geçici bir durum, bebeklerin %60 ında 3 aylıkken, %90 ında ise 4. ayda tamamen düzelecek sadece biraz sabır.

Ailelere önerilerim

Hekimler olarak ortak amacımız bebeğinizin ağlamasını azaltmak, size ve ailenize yardımcı olmak ve ailenin ilişkilerinde oluşabilecek uzun vadeli zorlukları önlemektir.

Bebeğinizin sürekli ağlaması nedeniyle kendinizi sinirli, bitkin, suçlu hatta çaresiz hissedebilirsiniz. Bu duygular normaldir ve çocuğunuzla ilgilenirken aşırı derecede ağlıyorsa bir mola verin. Yalnızsanız bebeği birkaç dakika sırt üstü güvenli bir yere bırakın. Gevşek bir battaniye ile yarım kundak yapmak, emzik vermek, sakin bir sesle konuşmaya çalışmak, ninni söylemek ikinizede iyi gelebilir ya da ikinci bir kişiden yardım isteyebilirsiniz.

Eğer bebeğiniz biberonla besleniyorsa beslenme sırasında yutulan havanın miktarını azaltmak için özel tasarlanan biberonlardan kullanabilirsiniz. Bebeğinizi beslerken dik pozisyonda beslemek de hava yutulmasını azaltabilir. Bazı çalışmalar mamayla beslenen bebeklerin, mama formülleri özel soya bazlı veya hipoalerjenik bir formüle çevrildiğinde huzursuzluklarının azaldığını göstermektedir. Bir formül değişikliğinin yararlı olup olmayacağını belirlemek için bebeğinizin doktoruna danışabilirsiniz. Unutmayınız ki hipoalerjenik veya soya bazlı formül mamalar geleneksel formül mamalardan daha pahalıdır ve yeni formülün bir haftalık denemesinin ardından ağlama iyileşmiyorsa devam ettirilmesine gerek yoktur.

Anne sütü alan bebeklerde ise; anneler bebeğin huzursuzluğunu azaltmak için potansiyel neden olabilecek gıda gruplarını, süt, yumurta, fıstık ve buğday da dahil olmak üzere ortadan kaldıran hipoalerjik bir diyet kullanmayı deneyebilir. Hipoalerjik bir diyet denerken bir haftalık bir deneme süresi boyunca tek bir yiyecek grubunu yemeyi bırakın. Bebeğin huzursuzluğunda iyileşme görmüyorsanız yiyeceği yeniden yemeye başlayabilirsiniz. Bu tip diyet egzama, astım veya alerjik rinit olan veya inek süt alerjisi semptomları olan (egzama, hırıltılı solunum, ishal, ishal veya kusma) bebeklerde daha etkili olabilmektedir.

Bazı ebeveynler, bebeklerini kollarına, bir sling veya ön taşıyıcı ile gezdirmenin bebeğin endişelerini azalttığını söylerler. Taşıma konusu yapılan çalışmalarla kanıtlanamamış olsa da, bebeğinizin diğer tedavilere yanıt vermemesi durumunda denemeye değer.

Bebeğimizi yatıştırmak için emzik, arabaya binmek, manzara değişikliği, bebek salıncakları ve sıcak banyo, kundak denenebilir. Bebeği çamaşır makinesi, saç kurutma makinesi gibi beyaz bir gürültünün yanına koymak da gürültüye duyarlı bir bebeği rahatlatabilir.

Bebeklerde ilaç tedavisi

Gazlı veya huzursuz bebeklerde birkaç grupta toplanabilecek onlarca ilaç bulunmaktadır.

A)Probiyotikler

Yararlı özellikleri olan mikroorganizmaların çocuklarda barsak florasını düzenleyerek gaz oluşumunu azaltıp faydalı olabileceği ileri sürülmektedir. Birçok probiyotik veya prebiyotik içeren ürün olmakla birlikte, bilimsel anlamda çalışması olan probiyotik (Lactobacillus reuteri spp) sayısı oldukça azdır. Bununla birlikte, bu sonuçları teyit etmek ve diğer probiyotiklerin daha yararlı olup olmayacağını belirlemek için ilave çalışmalara ihtiyaç vardır.

B) Bitkisel ilaçlar

Papatya, rezene tohumu ve nane gibi otların antispazmodik özelliklere sahip oldukları düşünülmekte ve bebeklerde kullanılmaktadır. Birkaç çalışma belirli ot karışımları ile yapılan ürünlerin bebeğin iyileşmesine katkı sağladığını gösterse de bu ürünler için veriler henüz yeterli değildir.

C) Simetikon etken maddeli ilaçlar

Simetikon etken madesinin gaz damlalarının vücuttan daha rahat atılmasını sağladıkları söylense de yapılan çalışmalar plesebodan farkını gösterememiştir.

Bebeğinize bitkisel ilaçlar veya probiyotik ürünler vermeden önce doktorunuzla konuşmalısınız. Bu ilaçlar masum olmayıp bazı durumlarda tehlikeli olabilir.

Tedavi ile ilgili bilinen tek kesin gerçek varsa oda zamanın tüm kolikli bebeklerin ilacı olacağıdır.

DR.SEVİL ÖZTÜRK

Çocuk Doktoru

Aviner S.Berkovitch M.Dalkian H. Et al. Use of homeopathic preparation for ”infantile colic” and an apparent life-threatening event. Pediatrics 2010:125:e318

Lehtonen LA, Rautava PT. Infantile colic: natural history and treatment. Curr Probl Pediatr 1996; 26:79.

Barr RG, Rotman A, Yaremko J, et al. The crying of infants with colic: a controlled empirical description. Pediatrics 1992; 90:14.

St James-Roberts I, Halil T. Infant crying patterns in the first year: normal community and clinical findings. J Child Psychol Psychiatry 1991; 32:951.

Reijneveld SA, van der Wal MF, Brugman E, et al. Infant crying and abuse. Lancet 2004; 364:1340.

Rautava P, Lehtonen L, Helenius H, Sillanpää M. Infantile colic: child and family three years later. Pediatrics 1995; 96:43.

Iacovou M, Ralston RA, Muir J, et al. Dietary management of infantile colic: a systematic review. Matern Child Health J 2012; 16:1319.

Hall B, Chesters J, Robinson A. Infantile colic: a systematic review of medical and conventional therapies. J Paediatr Child Health 2012; 48:128.

Sung V, Collett S, de Gooyer T, et al. Probiotics to prevent or treat excessive infant crying: systematic review and meta-analysis. JAMA Pediatr 2013; 167:1150.

Bir Cevap Yazın