Myom Nedir? Neden Olur?

Myom Nedir?

Rahmi oluşturan kas hücrelerinin düzensiz çoğalması ve bir girdap şeklinde yumrucuklar oluşturmasıdır. Miyom kadınlarda rastlanan en sık iyi huylu tümördür. Kadınların %20 – 30unde görülür. Genel olarak yuvarlak ve pembe renktedirler ve rahimin her yerinde oluşabilir. Miyomlar doğum yapmayan bayanlarda, zencilerde, adetleri düzensiz olan ve fazla kilolu kadılarda sık görülür.

Miyom kimlerde görülür?

Miyomların ergenlik döneminde ve öncesinde görülmesi çok ender rastlanılan bir durumdur. Menopoz dönemindeki kadınlarda da yeni myom oluşumu gözlenmez. Miyom  sıklıkla 30-40 yaş grubu kadınlarda görülür.

Miyom neden olur?

Miyometrium olarak bilinen rahmin kas tabakasındaki hücrelerin mutasyonları ve bazı hormonların (büyüme hormonu, östrojen, progesteron, insuline benzeyen büyüme faktörü vb..) etkisiyle kontrolsüz çoğalmaya başlayıp büyümeleri neticesinde meydana gelir. Bunu başlatan mekanizmalar ise tam olarak bilinmemektedir.  Bazı kadında miyom gelişirken bazısında olmaz, bunun sebebi henüz net değil. Anne, kız kardeş veya abladan  birinde miyom saptanması , diğerlerinde görülme ihtimalini artırır, bu yüzden  hastalığın kalıtsal yönünün güçlü olduğu düşünülür. Genç yaşlarda  gelişen miyom  menopozdan sonra hızla geriler, bu nedenle miyom ve östrojen hormonu arasında bir ilgi olduğu düşünülür. Yine gebelik döneminde artan östrojen hormonu salgısına bağlı olarak  miyom büyüme gösterir. Gebelikten sonra miyom da hızla küçülme olması da  bu görüşü doğrular niteliktedir

Miyom şikayetleri nelerdir?

Miyomlar çoğunlukla jinekolojik muayeneler esnasında tamamen tesadüfen de tespit edilir. Miyomlar yerleştikleri yere, boyutlarına göre değişik şikayetlere neden olabilirler. Hastaların ancak %35 – 50’sinin bir şikayeti vardır. Çoğu zaman büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak şu bulguları verebilirler;

Çoğu zaman büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak şu bulguları verebilirler;

– Kasık ve karın ağrısı; Kasıkta ve karında dolgunluk ve basınç hissi, Cinsel ilişki sırasında ağrı

– Fazla ve uzun süren menstruasyon (adet kanaması); büyük miyomlar rahim içinde menstruasyon ile dökülen yüzeyi arttırarak bu yakınmaya yol açar.

– Ara kanamalar; miyomların endometriuma (rahmin iç tabakasına) bası yapmasından dolayı menstrual kanamalar arasında anormal kanamalar görülür.

– Baskıya bağlı yakınmalar; büyük miyomlar idrar torbası ,idrar kanalı ve kalın bağırsağın son kısmı gibi organlara bası yaparak çeşitli yakınmalara neden olur. Azalan mesane kapasitesine bağlı olarak sık sık idrara gitme ihtiyacı hissedilir. Eğer miyoma bağlı bası düzeltilmezse böbrekler zarar görebilir. Rahmin alt bölgesindeki miyomlar kalın barsaklar ve rektuma bası yapar. Buna bağlı barsak hareketleri güçleşir, kabızlık ve hemoroidler (basur) oluşabilir.

– Kısırlık; gebe kalamayan kadınların %2 – 10’unda sebep miyomlardır. Miyomlar rahmin kanlanmasını bozarak, spermin yolculuğunu engelleyerek, rahim girişi veya tüpleri tıkayarak kısırlığa sebep olabilirler. Genellikle 5 cm ve üstündeki miyomlar buna neden olabilirken bazen çok daha küçük miyomlar bulunduğu bölgeye göre de kısırlığa yol açabilir.

– Düşük; miyomla beraber oluşan gebeliklerde düşük riski 2 – 3 kat fazladır. Miyomların risk oluşturabilecek bölgede ve büyüklükte olması durumunda, önceden alınmasının bu riski azaltabileceği gösterilmiştir.

Miyomların tanısı nasıl konur?

Basit jinekolojik muayene ile miyomların tanısı konulabilir. Miyomlar erken dönemdeki gebelik, yumurtalık ve barsak tümörleri ile karışabildiğinden hastalara mutlaka detaylı inceleme yapılmalıdır.

Miyomların tanısında aşağıdaki yöntemler kullanılır;

– Ultrason yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak üreme organlarının görüntülenmesini sağlar. Myomlar 1 cm’den küçük veya çok büyük ise ultrason ile inceleme

sağlıklı sonuç vermeyebilir.

– Bilgisayarlı Tomografi ile rahmin üç boyutlu görüntüsü elde edilir, myomların tanısında bu yönteme genellikle gerek duyulmaz.

– Magnetik Rezonans myomların tanısında nadiren başvurulan bir yöntemdir.Bu işlem myomun büyüklüğü ve yeri hakkında fikir verir.

– Histerosalpingografi (HSG-rahim filmi) adı verilen inceleme ile rahim ve fallop tüpleri özel bir boya verilerek incelenirr. Rahim ve tüplerdeki anormalliklerin tanısına imkan veren bu yöntem ileözellikle rahim boşluğunun yapısını bozan myomlarında tanısı konulabilir.

– Diagnostik Histeroskopi incelemesinde histeroskop olarak adlandırılan teleskoptik bir cihaz ile rahim içi değerlendirilir. Lokal anestezi altında uygulanabilen bu yöntem ile aynı zamanda myomlar çıkartılabilir.

– Diagnostik Laparoskopi ile myomların tanısı konur ve tedavisi yapılabilir. Laparoskop olarak adlandırılan teleskoptik bir cihaz ile karından girilerek üreme organları değerlendirilir. Genel anestezi altında yapılan işlem esnasında histeroskopi de uygulanabilir.

Miyomların çeşitleri nelerdir?

Miyom   rahimin sınırları içerisinde yer alır. Bir kadında  tek bir  miyom bulunabileceği gibi, çok sayıda miyom da bulunabilir. Miyom  yalnızca 1 santimetre kadar küçük olabileceği gibi çapı 20-30 santimetreyi geçen miyom  da görülebilir. Myomlar genellikle rahimde, nadiren de rahim ağzında görülür. Myomlar rahimde yerleşmiş oldukları tabakaya göre tiplere ayrılır;

Subseröz myomlar: rahmin dış tabakasında yerleşmiş

İntramural myomlar: rahmin orta tabakasında yerleşmiş

Submüköz myomlar: rahmin iç tabakasında yerleşmiş

Saplı myomlar: rahim dışına doğru büyüyen ve sap kısmıyla rahime bağlanan myomlardır.

Parazitik myomlar: karın içinde rahim dışında yerleşmiş myomlardır. Saplı myomların rahimle bağlantıları koptuğunda parazitik hale geçer.

Hangi miyomlar tedavi gerektirir?

Jinekolojik muayenede miyom saptanmış olması mutlak bir ameliyat nedeni değildir ve saptanan miyomların ancak ufak bir yüzdesi için ameliyat gerekir. Genel olarak söylemek gerekirse kadının yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyecek kadar şiddetli belirti veren miyomlar ve kanserleşme eğilimi gösterip göstermediği konusunda emin olunamayan kitleler için ameliyatla tedavi yolu tercih edilir.

Menopozdan sonra ortaya çıktığı belirlenen miyomlar, kısa zamanda hızla büyüyen miyomlar, görüntüleme yöntemleriyle tipik myom yapısı göstermeyen şüphe uyandıran myomlar ve ilk saptandıklarında çok büyük olan miyomlar için çoğu zaman ameliyat önerilir. Rahmi 3 aylık gebelik büyüklüğüne ulaştıran miyom veya miyomları tedavi etmek gerekir. Myomlar rahim ağzına yakın yerleşimli ve 5 cm den büyük ise, şiddetli ağrı yapıyorsa, çevre organlara bası yapıyorsa, idrar yollarında tıkanıklığa ve kan kaybına bağlı kansızlığa sebep oluyorsa mutlaka tedavi edilmelidir. Kısırlıkta, tekrarlayan gebelik kayıplarının yaşandığı durumlarda ve yumurtalıkların değerlendirilmesini engelliyen, yumurtalık tümörlerinden ayırtedilemiyen miyom varlığında da cerrahi gündeme gelebilir. Gebeliğin planlandığı dönemde saptanan miyomlarda, gebelik üzerinde olumsuz etki yapma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülüyorsa, miyom veya miyomların gebelik oluşmadan ameliyatla çıkarılmaları uygun bir yaklaşımdır. Belirti vermeyen ve üstte belirtilen özellikleri taşımayan miyomlarda belli aralıklarla (genellikle 6 ay aralıklarla) yapılan takip sıklıkla yeterli olmaktadır. Takip süresi içerisinde büyümeye veya belirti yapmaya başlayan miyomlarda ameliyat tekrar gündeme gelebilir.

Miyomların tedavisi nasıl yapılır?

Kadınların %20 – 40’ında miyom olduğu kabul edilecek olunursa bunların tümünün tedavi edilemeyeceği gerçeği açıkça görülür. Sadece şikayete neden olan miyomlar tedavi gerektirir. Şikayete neden olmayanların ise yılda iki kez kontrolü ve takibi gereklidir. Tedavi şekli miyomun büyüklüğüne, şikayetlerine ve sebep olduğu sorunlara göre planlanır. Çocuk sahibi olmayı düşünmeyen, ailesini tamamlamış ve ileri yaştaki bayanlarda eğer rahimin büyük bölümü miyomlarla kaplanmış ise en uygun seçenek rahimin tamamının alınmasıdır. Unutulmamalıdır ki rahimin bebek taşıyıp doğurmaktan öteye bilinen bir başka görevi yoktur. Eğer genç ve çocuk doğurma olasılığı olan bir bayanda miyom saptanır ise ve şikayetlere de yol açmış ise elbette o zaman miyomun çıkarılması ve rahimin korunması gerekecektir. Bu işleme miyomektomi operasyonu adı verilir. Miyomektomi operasyonu ve rahim alınması operasyonları genellikle açık yapılan işlemler olmalarına karşın tercihan bazı durumlarda Laparoskopi denilen  kapalı ve kesilmeden yapılan operasyonlar şeklinde de yapılabilir. Bunun için bu tür endoskopik işlemlerde tecrübeli bir hekimin bu operasyonları uygulaması gerekir. Miyomların tedavisi ilaçlarla veya cerrahi olarak yapılabilir. Düzenli Takip; tüm miyomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak miyom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menopoza girecek hastalar bu şekilde takip edilebilir. Cerrahi; yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen miyomlar cerrahi olarak çıkartılmalıdır. Rahim bırakılarak sadece miyomların çıkartıldığı ameliyatlara miyomektomi denir. Miyomun yeri ve büyüklüğü cerrahi işlemin tipini belirler.

-Cerrahi Histeroskopi; rahim iç yüzeyinede yerleşen miyomlar cerrahi histeroskopi ile çıkartılabilir. Rahime yerleştirilen histeroskop ile sadece rahim içinde bulunan miyomlar çıkartılabilir. İşlem basittir ve komplikasyon nadir görülür.

-Cerrahi Laparoskopi; cerrahi laparoskopi rahmin dış duvarında yerleşen miyomların çıkartılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile göbekten karın içine girilir ve miyomlar çıkartılır. Hastalar genellikle bir, iki gün içinde iyileşir.

-Laparatomi; myomlar çok büyük veya çok sayıda ise diğer yöntemlere göre daha büyük bir girişim olan laparatomi uygulanabilir. Hastanın cerrahiden sonra iyileşmesi dört ila altı haftayı bulur. Laparotomi geçiren hastalar ileride doğum yaparlarsa sezaryen yapılması gerekir

Miyomların ilaçla tedavisi

Şu anda miyomları küçüldüğü bilinen herhangi bir ilaç yoktur. İlaç tedavisinde progesteron, Gn-RH agonistleri, mifepriston, tamoxifen gibi ilaçlar kullanılır. Analog adı verilen ve kişiyi geçici olarak menopoza sokan aylık ya da üç aylık iğneler uygulandığında, hormon seviyelerinin menopozdakine benzer şekilde düşmesinden dolayı elbette miyomun hacmi de küçülecektir. Ancak ilaç bırakıldıktan ve adetler geri geldikten 2-3 ay sonra miyomun eski büyüklüğüne geri döndüğü görülmektedir. Ayrıca geçici menopoz tablosunda hastanın şiddetli ateş basmaları ve eğer tedavi uzun sürerse kemik erimesi de olabilmektedir. Bu tedavi yöntemi miyomun ameliyatla çıkarılmasından önce operasyonda olabilecek kan kaybını azaltmak ve miyom hacminin küçültülerek operasyonun kolaylaşmasını sağlamak amacıyla bazı durumlarda ameliyat öncesi kısa süreli olarak kullanılmaktadır. Özellikle ameliyat laparoskopik olarak yapılmak isteniyor ve miyom boyutları çok büyükse ameliyat öncesi bu ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca bu grup hastalarda uzun süren aşırı kanamalara bağlı olarak anemi (kansızlık) geliştiği için bu tedavi ile aneminin düzelmesi sağlanmaktadır. Çünkü tedavi sırasında hasta adet görmemekte ve hastanın kan kaybı olmamaktadır. Miyomların yol açtığı uzun süren kanamalar, ara kanamaları gibi adet düzensizlikleri söz konusu olduğunda operasyon seçeneğinden önce en sık olarak progesteron hormonu içeren değişik haplarla adetler düzenlenmeye çalışılabilir , operasyon öncesi hazırlıklar için ,aneminin düzeltilmesi gibi zaman kazanılmış olur. Ancak bilinmelidir ki bu tedaviler miyomun kendisini tedavi etmez belki yol açtığı kanama problemlerini geçici olarak düzeltebilir. Yeni tedavi seçenekleri; Embolizasyon ( myomu besleyen damarları tıkama) son dönemde gündeme gelen yeni bir seçenektir.Rutin tedaviye girebilmesi için daha ileri çalışmalara gerek vardır.

Miyomlar kanserleşebilir mi?

Miyomu olan hastalarda kanser gelişme riski (1/10000) on binde birdir. Özellikle menapozdan sonra miyomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesini doğurur. Böyle durumlarda rahim çıkartılmalıdır.

Hızlı büyüyen miyomlar kanser anlamına gelir mi?

Miyomlar genel olarak iyi huylu tümörlerdir. Leiomyosarkom olarak adlandırılan kötü huylu miyomlar oldukça nadir görülür. Ameliyat edilen her bin miyom vakasının sadece ikisi leiomyosarkom olarak teşhis edilir. Leiomyosarkomlar çoğunlukla 50-60 yaşları arasındaki kadınlarda görülür. Hızlı büyüyen miyomlar üç-altı aylık aralıklarla kontrol edilmeli ve yakınmalara neden olduğunda ameliyat ile çıkartılmalıdır. Menapoz sonrası saptanan ve hızlı büyüyen miyomlar mutlaka çıkartılmalıdır.

Miyom ve kist arasındaki fark nedir? 

Miyom düz kas hücrelerinin bir araya geldiği çoğunlukla rahmin içinde veya çevresinde bulunan katı tümörlerdir. Kist ise yumurtalık içinde içi su dolu keselerdir. Her ikisi de iyi huyludur.

Miyomlar kısırlığa neden olabilir mi?

Evet, bazı miyomlar sperm ve yumurtanın buluşmasına engel olarak veya rahmin dolaşımını bozarak gebeliğin sağlıklı bir ortama tutunmasını ve büyümesini engelleyerek kısırlığa neden olabilir. Bu miyomlar genellikle tüplere yakın veya rahmin iç katmanına hemen bitişik yerleşimli miyomlardır. Gebelikte saptanan miyomlar ayrıca düşük ve erken doğum riskinde artışa neden olabilirler.

Bir Cevap Yazın