Acaba Hamile miyim?

“Acaba hamilemiyim??” ; “Acaba eşim (arkadaşım) hamile mi?”

Bu soruyu kendinize ne zaman sorarsanız sorun aklınızda bulunsun: cevap almak kolay, ancak bu cevabı almak için harekete geçilmeli. Eğer çocuk istiyorsanız, doktorunuza başvurmalı ve sağlıklı bir gebeliğin teşhisi sonrası onun önerilerine göre yaşam stilinizi tekrar gözden geçirmelisiniz. Plansız bir gebelik ihtimali varsa cevabın erken alınması daha da önemli… Her zamanki gibi yine hatırlatmak gerek. Eğer gebelik düşünmüyorsanız mutlaka doktor önerisiyle bir aile planlaması yöntemi uygulamalısınız.

Sorunun cevabını nasıl alacaksınız?

Bazı belirti ve bulgular size bu sorunun cevabının “evet” olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösterir. Bunlar:

  • Beklenen adetin başlamaması
  • Görülen adetin niteliklerinin normalden farklı olması (miktarın, adet görme zamanının,
  • beraberinde oluşan belirtilerin, öncesinde oluşan belirtilerin farklı olması)
  •  Memelerde dolgunluk, hassasiyet, meme ucunda koyulaşma
  • Karnın alt kısmında dolgunluk, şişkinlik ve bazen hassasiyet
  • Bulantı ve bazen kusma
  • Yorgunluk, uykuya eğilim, baş dönmesi
  • Sık idrara çıkma
  • Vajina salgılarının artması
  • Bu belirtiler muhtemel bir gebeliğin habercisidir. Kesin bir gebelik varlığını göstermezler, zira başka durumlara bağlı da ortaya çıkabilirler. Kesin tanı için gebelik testi yapılmalı ve ultrasonda gebelik gözlenmelidir.

Kesin cevabı nasıl alacaksınız?

GEBELİK TESTLERİ

Gebelik uterusta (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır. Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.

İdrar testleri:

Kanda ß-HCG belli bir eşik seviyesine ulaştığında idrara çıkmaya başlar ve gebeliğin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına bağlıdır. Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 5 günden daha az olduğu durumlarda hatalı sonuç alınabileceğini göstermektedir (“Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliği saptayamaması şeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür). Laboratuarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesi gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.

Kan testi (beta HCG):

İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluğunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandaki seviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının başladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliğin tanısı konabilir, ya da gebeli oluşmadığı yönünde kesin karar verilebilir.

Ultrasonla Gebelik Tanısı 

Adet gecikmesi bir haftayı geçtiğinde gebelik testi yapılmaksızın vajinal ultrasonla gebelik tanısı konabilir. Abdominal (karından bakılan) ultrasonla ise adet gecikmesi en az 10 gün olmalıdır.

Bir Cevap Yazın